Özgeçmiş

Alarko Holding A..Ş. Yönetim Kurulu Başkanı. İshak Alaton 02 Eylül 1927’de İstanbul’da doğdu. İshak Alaton 1942 yılına kadar, Şişli Terakki Lisesi’nde okudu. 1946 yılında Saint Michel Fransız Lisesi’nden mezun oldu. Askerliğini 19947-1948 yılında yedek subay olarak Polatlı Topçu Okulu’nda bitirdi. 1951 yılında İsveç’e gitti.

İş hayatına İsveç Motala Lokomotif Fabrikasında kaynak işçisi olarak başladı. Bir yıllık kaynak işçiliği sırasında gece kurslarına giderek, teknik resim öğrendi ve aynı fabrikada teknik ressam olarak iki yıl daha çalıştı. 1954 yılı başında Türkiye’ye döndü ve Dr. Üzeyir Garih ile Alarko Şirketini kurdu. İshak Alaton 1958 yılında Stockholm’da Margerete von Proschek ile evlendi. Kızı Leyla Alaton 1961 ve oğlu Vedat 1963 yıllarında dünyaya geldi.

İsveç’çe, İngilizce, Fransızca ve az İspanyol’ca bilen İshak Alaton Güney Afrika İstanbul Fahri Konsolosluğu yaptı. Dr. Üzeyir Garih ile birlikte kurdukları ve büyüttükleri Alarko Holding Şirketleri bünyesinde 400’ü mühendis, 1.500’ü beyaz yakalı uzman ve idari personel olmak üzere yaklaşık 6.000 kişi çalışmaktadır. Alarko Grubu’nun başlıca faaliyet alanları Taahhüt, Arazi Geliştirme ve İnşaat, İmalat ve Pazarlama, Enerji, Ticaret, Turizm, ve Gıda sektörlerini kapsamaktadır.

İshak Alaton 11 Eylül 2016 tarihinde Hakk’ın Rahmetine kavuşmuştur.

Kulağınıza Küpe Olsun

YAP ve YAPMALAR

Genç Yöneticiler!

Aşağıdaki öğütlerim kulağınıza küpe olsun.

  1. Aranızda, planlamanın önemini küçümseyecek bulunabilir. İngilizlerin bir atasözünü tercüme etmekle yetiniyorum. “Varacağı limanı bilmeyen yelkenli için hiç bir rüzgar elverişli değildir.” Siz, hedefinizi, arzu ve isteklerinize göre tarif ve tesbit edememişseniz, bütün maddi ve manevi servetiniz hiç bir işe yaramayabilir.
  2. Hayatınızı akıllı bir şekilde planlamanız, evvela kendinizi iyi tanımakla başlar. İnsanın kendini tanıması sanıldığından daha zordur. Zira, yaşınız ne olursa olsun, şimdiden kalıplaşmış bazı önyargılarınız vardır. Bunlardan bazılarını siz, kendi kendinize aşıladınız. Diğer bazılarını da yakın etrafınız, size iyilik yapıyorlar zannı ile size inandırmışlar… Kendinizde, zannettiğinizden daha fazla bilgi, beceri, ve muvaffak olma hırsı var. Bunlar, kısa hayatınızda, akranlarınız arasında sizin ayrıcalıklı ve üst düzey bir yere gelmeniz için gerekecektir.
  3. “İstemek yapabilmektir.” Siz sadece isteyin, ama samimiyetle isteyin. Ondan sonrası kolaydır.
  4. Şimdi derin bir nefes alıp, aynanın karşısına geçin, ve uzunca bir müddet gözlerinizin içine bakın… Kendinizi bulmaya ve tanımaya çalışın. Sizi rahatsız etsede kendinize bazı soruları yöneltin… Geçmiş günlerde başınızdan geçen bazı nahoş hadiseleri tekrar gözden geçirin. Bunların tatsız neticelerinde, kendi hatalarınızın payının ne kadar olduğu hakkında bazı yargılara varmaya çalışın. Ve bunları düşünürken, mümkün olduğu kadar tarafsız olmaya çalışın. Ne kendinize eziyet edip hep kendinizi suçlamanıza gerek var, ne de kabahati hep başkalarında bulup kendinizden kaçmanıza… Ortada bir yerde olmaya çalışın. Ve, en önemlisi, kendinizle bir dostluk kurmaya başlayın.
  5. Maddi olmayan aktiflerinizin bir bilançosunu çıkarın. Dış görünüş, genel kültür, insanlarla diyalog kurma yeteneği, yabancı dil bilgisi ve yeni bir dil öğrenme yeteneği gibi aklınıza birçok husus gelecektir. Bunları alt alta sıralayıp, kendinize göre birer birer not veriniz. Ve bundan sonra, hayatınızın kalan kısmını akıllı bir şekilde planlamaya başlayınız.
  6. Size menfi görünen, ancak yaradılışınızdan kaynaklandığı için değiştirme imkanı bulamadığınız hususlar üzerinde fazla durmayın… Bunlar hırs ve cesaretinizi azaltmasın. Mesela, dünyaya kısa boylu olarak gelmişseniz, bundan sonra iyi bir basketbol oyuncusu olamayacağınızı düşünüp uykunuzu kaçırmayın. Etrafınıza bir bakın. Yakın veya uzak çevrenizde, kendi mesleğinin en üst noktasına varmış, neşe ve dinamizm dolu birçok kıssa boylu insan göreceksiniz. Bunlar, bu eksikliklerini dahi kendi lehlerine çevirebilmiş becerikli ve müsbet insanlardır.
  7. Hayatınızı akıllı bir şekilde planlamanız, evvela kendinizi iyi tanımakla başlar.
  8. Etrafınızla iletişim kurmakta zorlanıyor musunuz? Bu mevzuda, az bir gayretle, kısa bir zaman içinde, harikalar yaratabilirsiniz. Düşünün ki, bütün diğer insanlar da, sizin kadar zayıf, ve sizin kadar kuvvetlidir. Ne onları küçümseyin, ne de kendinizi onlarla mukayese ederken kendiinizi onların altında görün… Onlarla iyi ve sağlıklı bir denge kurun. Onları anlamaya, dertlerine ve neşelerine ortak olmaya çalışın. İstemeyerek bir arkadaşınızın kalbini kırdığınızda, vakit geçirmeden ve kimseyi suçlamadan, rahat ve samimi bir şekilde özür dileyip gönlünü alın. Onu da sayısız sevgili dostlarınızın arasına katın.
  9. Bugünkü uğraşınız size uygun mu? Size heyecan veriyor mu? Her gün yeni bir şey öğrendiğinizi ve bunları her gün daha iyi kullanıp müsbet neticeler aldığınızı hissediyor musunuz? Evet diyorsanız o halde iyi bir yolda başladınız. Ancak bazı eksiklerinizi tamamlamanız gerekiyor. Mesela yabancı lisan bilmiyorsunuz. Lise ingilizceniz zayıf kalmış. Bugün, üst kademelere gelmek için hiç olmazsa ingilizceniz iyi, hatta çok iyi olması şart. “İngilizcemi ilerletemiyorum. Vaktim yok. Başımı kaşıyacak vakit bulamıyorum. “Ne güzel ve ne kolay bir kaçış değil mi? Ama bunu siz de aynada pek inandırıcı bulmadınız değil mi? Frenklerin deyimi ile, “İstemek, yapabilmektir.” Siz sadece isteyin. Ama samimiyetle isteyin. Ondan sonrası kolaydır…
  10. İngilizcenizi ilerletmek için çaba sarfedin. İngilizce kasetler vardır. Arabanız varsa bir kasetçalar alın, pek pahalı değil. Sıkışan trafikte sinirlerinizi yıpratıp pop müzikle etrafınızı rahatsız edeceğinize kulağınızı devamlı İngilizce ile doldurun. Arabanız yoksa, Walkman denilen ufak bir portatif cihaz alın, bugün bunlar da pek pahalı değil. Akşamları, veya pazar günleri Belgrad ormanında koşarken aynı zamanda kulağınızı İngilizce ile doldurun. İstek olunca, zaman ve mekan daima yaratılır…
  11. Klasik müzik denen engin zenginliği henüz keşfedememiş iseniz, hemen bunu da planlayın. Bunun için de çok zaman veya maddi imkan gerekmiyor. Başta size sıkıcı gelebilir, ama sabredin, biraz kulak verin. Peşin yargılarınızdan arının. Evinizde belki hiç klasik müzik dinlemediniz ama, siz yeni bir hayat hazırlıyorsunuz kendinize. Niçin bu güzelliği kendinize layık görmüyorsunuz? İnsanlığın size hediye ettiği bu melodiler dünyası sizin için hayat boyu haz ve neşe kaynağı olacak, renkleri daha bir canlı göreceksiniz…
  12. Yirmi yaşlarında bir genç için orta yaşlılık, ve hele bu ölümlü dünyadan ayrılma yaşına gelmek, kolaylıkla edilebilen bir husus değildir. Bu genç yaşta insan hep genç kalacakmış gibi hisseder kendini. Sanki yaşlanmak başkaları içindir. Ancak, günün geceyarısına gelip yatağa girerken, hiç bir zaman geri gelmeyecek bir gününüzün daha geçmiş, ve az veya çok, fakat belirli sayıdaki günlerinizden birinin daha eksilmiş olduğunu düşünün. Ve bir gün bakarsınız ki, gençlik, orta yaşlılık da geçmiş, yolun sonu ufukta görünmüş!
  13. Daha iş hayatına yeni başlayan genç yöneticilere ve yönetici adaylarına soruyorum. Orta yaş henüz çok uzakta sisler arasında saklı iken, siz hayatınızı planladınız mı?
  14. Hayatınızın kalan kısmı için planınızı arada bir gözden geçirin. Geçmiş son birkaç sene içinde rüyalarınızla gerçekleşme oranını düşünüp, kendinize yeni ve varılabilir hedefler öngörün.
  15. Genel kültürünüzü veya sözgelişi, denizaltı dünyası hakkındaki bilgilerinizi devamlı artıracak kitapları temin edip, okumak için vakit yaratın. Gerekirse uyku saatlerinizden bir saat ayırıp kitaplarınızla dostluğunuzu ilerletin. Uyku saatleriniz yetmiyorsa, güne bir yirmibeşinci saat eklemenin yolunu araştırın ve bulun. Çok kimse bunda muvaffak oluyor, siz niye olmayasınız?
  16. Emeklilik yıllarınız için hazırlıklı olun. Emekliliğe daha çok zaman var demeyin. Zaman su gibi akıp geçiyor. Kendinize yeni yeni hobiler keşfedin. Emeklilikte hobilerinize ihtiyacınız olacaktır.
  17. Ben altmış yaşıma yeni girdim. Önümde kalan aktif çalışma yıllarımın azlığı beni hiç üzmüyor, haz ve heyecanımı azaltmıyor. Hiç ölmeyecekmiş gibi, uzun vadeli, kendi çapımda büyük projeleri hayal ediyor, bunları gerçekçi ve mantıksal veriler içinde hangi şartlarda gerçekleştirebileceğimizi düşünüyorum. Ve bir gün aranızdan ayrılmam gerektiği zaman, bu projeleri daha engin ufuklara götürecek mesai arkadaşlarıma ve gençlerimize güveniyorum…