01.03.1953 yılında Kocaeli-Gölcük’te doğdu. İstanbul Siyasal Bilimler Yüksek okulunu bitirdi. 1972 yılında otomobil yarışlarına başladı. Yurtiçi ve yurtdışında 8 kez şampiyonluk elde etti. Yarış kariyerinde 97 yarışta start aldı 46’sı birincilik olmak üzere 78 yarışda finish’e gelerek erişilmesi güç bir başarının sahibi oldu.
1994 yılında yarış hayatına veda etti. 1995 yılında Marlboro-Mobil Yarış takımının direktörlüğünü ve sahibi olduğu Atak Organizasyon Motor Sporları şirketi ile Uno Cup, Formula Cup, Ford Escort Cup düzenleyerek gençlere yarışma imkanları sağladı. Nova Group bünyesinde bulunan Nova Reklam A.Ş., Sinerji İnşaat A.Ş., Metrozone .AŞ. ve Novatech A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı’dır.
Evli 2 çocuk babasıdır. Moda Deniz Kulübü, 1907 Fenerbahçe Derneği, İstanbul Golf Kulübü’ne üye olup denizcilik ve balıkçılık hobileri arasındadır.
Kendinize inanmaktan başka hiçbir çareniz yok. Ağlayarak, şikayet ederek, mazeret sunarak hiçbir şeyde başarılı olamazsınız. Hiçbir noktaya gelemezsiniz. Tek çıkış var; sevdiğiniz işi iyi keşfetmek, gerektiğinden fazla ona sevgiyle emek vermek, sabretmeyi öğrenmeyi öneriyorum gençlere. Aksi takdirde hep vakit kaybı olacaktır. Sonuç değişmeyecektir. İnancım bu.
Bir şey daha söylemek istiyorum: “Sizin zamanınızda her şey çok kolaydı. Siz ilkleri yaptınız onun için kolay geldiniz bu noktalara” lafının altına da sığınılmasın. Kendimden bir örnek vereyim:
Benim ailemde hiç tabelacı yoktu. O zaman Türkiye’de binlerce tabelacı vardı. Yani olmayan bir şeyi keşfetmedim. Hiçbir sermayem yoktu. 60 metrekarede fırça ile başladığımız yer, bugün 60.000 metrekare. 112 tane ülkeye ihracat yapıyoruz. Bu sadece inanarak, gerektiği kadar çalışarak, ama dikkatli, özenli çalışarak, işini severek, birbirine güvenen, inanan ve destekleyen ekiple oldu. Öyle bir ekibin parçası olmak için de, kendinize yapılmasını istemediğiniz hareketleri başkalarına yapmayın. Yapılmasını istediğiniz hareketleri yapın. O zaman bir bütünde yer dolduran değil, yeri doldurulması zor olan bir insan olursunuz.
Sevilen, hürmet edilen insanlarda her zaman başarılı olmuştur.
Ben İskender Atakan.
Bir hatıramı sizlerle paylaşmak istiyorum.
İş hayatımın 6., 7. senesinde, birikimim ile bir Doğan otomobil ve bir şoför organize ettim. Yaşları ilerlemiş anne ve babamın evine yolladım. Anneme de bilgi verdim. “Anneciğim, bundan sonra bu otomobil sizin, kullanan arkadaşım da size yardımcı olacak.” dedim. Annem teşekkür etti fakat 2 saat sonra beni aradı. “Müsaitsen bu akşam baban seninle bir yemek yemek istiyor.”dedi. Bir tuhaflık hissettim ama idrak edemedim. Gittim. Rahmetli babam bana “Bu otomobili nasıl aldın oğlum?” dedi. “Çalıştım, kazandım, aldım babacığım. Başka bir şey mi aklınıza geliyor?” dedim. “Yok. Ben alışığım senden doğruları dinlemeye fakat bu yanlışı yanlışla izah ettin. Onu paylaşmak için seni rica ettim.” dedi. “Hayırdır baba, çaldım mı bu otomobili ben?” dedim. “Hayır, evladım ama çalıştım kazandım diyorsun. Sen tek başına yapmadın bu işleri. İşteki arkadaşlarınla yaptın. Madem ki böyle bir artı değer var, bunu doğru kullandırman gerektiğine inanıyorum” dedi.
Yine ben bir şey anlamadım. Yaşım çok ufaktı.
“Bak İskender, şan, şöhret, para insanın üzerine ataşlanan, takılan şeylerdir. Bunları layıkıyla taşı ama hiçbir zaman içinde yaşatma. Bunlar takıldığı gibi çıkar. Sen saygılı olmak istiyorsan, bunlara gösterilen saygılara sakın değer verme. Şan, şöhret, para gittiğinde bu saygı uçar gider. Saygınlık kalsın istiyorsan, saygınlığı hak etmen gerekir. Bu da doğru hareketlerle sağlanır. Sen bu otomobili işteki mesai arkadaşlarınla kazandın. O artı değerleri şahsi kullanıma çevirme. Çok teşekkür ediyorum, düşünmen yeterdi. Bu otomobili biz kabul edemeyiz. Ben senin yerinde olsam, bu otomobili, senin çalışma mesai arkadaşlarının ailelerinin kullanımına versen çok daha saygın bir hareket olur. Biz annenle belediye otobüsü ile çarşı, pazarımıza gideriz. Biz mutluyuz.” dedi.
Bende onun üzerine teşekkür ettim babacığıma. Geldikten sonra bir artı üzerine ben koydum, o otomobili bir şoför ile çalışan arkadaşlarımızın hizmetine vereceğime, o otomobilin kullanıcısını bir doktora çevirdim. O gün bugündür şuanki İrfan arkadaşımız direk bana report eder. Çalışan beş yüz tane mavi yakalı arkadaşımızın annesi, babası, eşleri ve çocuklarına hizmet eder. Bundan da çok mutluyum. Her İrfan’ı gördüğümde aldığım hazı, fabrikada gördüğüm hiçbir şeyden almıyorum. Onun için size önerim; bir şey yapmadan evvel çok çok düşünerek hareket etmeniz.
Sevgiler.