Özgeçmiş

4 Temmuz 1927’de doğdu. Babası Selanik göçmeni İhsan Umar, annesi ise Osmanlı Devleti’nin son Kudüs mutasarrıfı ve Türkiye’de dört dönem milletvekilliği yapmış Mehmet Mithat Alan’ın kızı Ayşe Mihriban Umar’dır.

Ailesi önce Samsun’a sonra Zonguldak Kömür Şirketi’nde Kazım Taşkent’in yardımcısı olarak çalışan babasının işi nedeniyle Zonguldak’a taşındı; ardından İstanbul’a yerleşti. İlkokulu Nişantaşı Nilüfer Hatun İlkokulu’nda tamamladı. Üsküdar Amerikan Kız Koleji’nde yedi yıl yatılı öğrenci olarak öğrenim gördükten sonra Arnavutköy Kız Koleji’ne geçti. Buradaki öğrenimini yarım bıraktı. Amerikan Konsolosluğu’nda görevli Amerikalılar’a Türkçe dersleri vermeye başladı. 1950’de mühendis Mehmet Ali Ekşigil ile evlendi. Beş yıl süren evlilikten Adnan adlında bir oğlu dünyaya geldi.

1955’e kadar Türkçe dersleri vermeyi sürdüren Leyla Umar, eşinden ayrıldıktan sonra Milliyet gazetesinde Beyoğlu muhabiri olarak çalışmaya başladı. Uzun yıllar boyunca Milliyet’teki tek kadın gazeteci olarak çalıştı. “Cemiyet Haberleri” adı altında yazılar yazdı. Bir yandan da Şevket Rado‘nun Hayat, Metin Toker’in ünlü Akis, Yusuf Ziya Ortaç‘ın Akbaba dergilerinde de yazılar yazdı.

1958’de gazeteci ve oyun yazar Refik Erduran ile evlendi. Bir süre Londra’da BBC’de çalıştı. Ardından ABD’ye yerleşti; Milliyet gazetesinin ABD temsilciliğini yaptı. Eşinden 1960’ta boşandı ancak ortak yaşamaları devam etti; 1977 yılında Erduran ile ilişkisini sonlandırıp Türkiye’ye döndü ve emekli oldu.

Emekli olduktan sonra bağımsız gazetecilik yapan Leyla Umar’ın haberleri GAMMA ve Sipa Press haber ajansları yoluyla pek çok ülkede duyuldu. Dünyaca tanınmış liderlerle röportaj yaptı. Bunlardan bazıları Fidel Castro, İdi Amin, Nelson Mandela, Carlos Menem, Yaser Arafat, Raissa Gorbaçov, Felipe Gonzales gibi siyasilerdi. Ayrıca Julio Iglesias, Kirk Douglas, Diana Ross ve Liza Minelli gibi dünyaca ünlü sanatçılarla da söyleşiler yaptı.

Bütün mal varlığını Sokak Çocukları Cemiyeti’ne bağışladı. Alzheimer tedavisi gören Umar, 16 Kasım 2015’te İstanbul’da öldü.

Gençlere Sesleniş

Benim gençliğe tek öğüdüm ilk önce okumaları.

Ne bulurlarsa, ille pahalı kitaplar falan değil, gazete okumayı öğrensinler ama her konuda her dediğim inancı olan gazeteyi de okusunlar. Hem inandıkları, hem karşısında olduklarını okusunlar ki iki tarafı kıyaslayabilsinler. Okumaktan daha önemli bir şey olmadığı gibi bir de bir inançları olsun. Hangi parti olursa olsun, ama biliyorsunuz hangi partiyi tutmaları, parti demiyeceğim hakikatten belki çok söylendiği için utanarak söylüyorum, Atatürk’ün adı anılıyor fakat hiç kimse Atatürk’e gerçekten sevgisini davranışlarıyla göstermiyor. Anca Atatürk’ü içine sindiren, ki bu da ailelerin suçu, maalesef anlatamıyorlar, bize büyükbabalarımızın, babalarımızın anlattığı gibi anlatamıyorlar Atatürk’ün ne yaptığını, onları okuyup, Atatürk’ün yolunda sahiden ilerlesinler ve Türkiye’yi sevenler birleşsin. Karşı tarafta devletini memleketini sevmeyenlere karşı savaşsız, fikirleriyle, okumalarıyla, öğrendikleriyle, davranışlarıyla yardım etsinler.

Türkiye onların sayesinde iyi bir yola girer inşallah öyle ümit ediyorum.

Bülent Şenver'in Odası

Etik Çağrısı

Benim için etik insanların yalan söylemeden inandıklarını davranışlarıyla göstermesi. Lafla veya yazıyla değil etik. Değil mi? Benim tarifim bu. Ahlak, dürüstlük ve onuda gerçekten dediğim gibi lafta bırakmayıp davranışlarıyla, yaşantılarıyla göstermeleri.

Etik olanlar kazanırlar hem de çok kazanırlar. Yani, kandırabilirler etik olmadıkça bir takım şeylerle başka insanları, ama gerçekten etiğe inanan yahut o etik sahibi bir insan, katiyen sonunda kazanacaktır, eminim istedikleri amaca ulaşacaklardır.

Şeref Defteri

Leyla Umar Şeref Defteri